06 Nisan 2026 13:35:18
Zonguldak Barosu’na bağlı avukatlar, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde Kdz. Ereğli’de Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Törende savunmanın önemi ve mesleğin yaşadığı sorunlar vurgulandı.
5 Nisan Avukatlar Günü, Zonguldak Barosu’na bağlı avukatların Kdz. Ereğli’de Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla kutlandı.
Tören saygı duruşuyla başladı
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Zonguldak Barosu Kdz. Ereğli İlçe Temsilcisi Av. Begüm Soyarslan günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı.
“Savunma Adaletin Temelidir”
Soyarslan konuşmasında savunmanın, adalet sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, avukatlık mesleğinin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekti.
Avukatların hukukun üstünlüğünün teminatı olduğunu belirten Soyarslan, mesleğin güçlendirilmesi ve yaşanan sorunların çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Soyarslan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi;
“Bugün burada yalnızca bir meslek gününü kutlamak için değil; savunmanın önemini hatırlatmak ve mesleğimizin karşı karşıya olduğu sorunları dile getirmek için bir aradayız.
Avukatlık; bir meslek olmanın ötesinde, hakkı savunmanın, adaleti ayakta tutmanın ve hukukun üstünlüğünü korumanın adıdır. Bizler, yalnızca bir dosyanın değil; bir insanın umudunun, bir toplumun vicdanının temsilcileriyiz.
Unutulmamalıdır ki adalet, ancak savunmayla tamamlanır. Savunmanın olmadığı yerde yargı eksiktir, eksik olan yerde ise adalet yoktur. Bu nedenle biz avukatlar, yalnızca müvekkillerimizi değil, doğrudan doğruya hukukun kendisini savunuruz.
Ancak bugün açık bir gerçekle karşı karşıyayız: Hukukun üstünlüğü, sadece yazılı metinlerde kaldığında bir anlam ifade etmez. Eğer insanlar hak aramaktan korkuyorsa, avukatlar görevlerini yerine getirirken baskı hissediyorsa ve yargı süreçlerinde eşitlik ilkesi her geçen gün aşınıyorsa, orada adalet ya zayıflamıştır ya da yok sayılmaktadır.
Bizler, savunmanın susturulmasına, mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına ve adaletin zedelenmesine karşı susmuyoruz. Çünkü biliyoruz ki savunma susarsa, adalet susar.
Değerli meslektaşlarım,
Bugün bu kürsüden konuşurken, sadece mesleğimizin değerini ifade etmekle yetinmek mümkün değildir.
Aynı zamanda karşı karşıya olduğumuz sorunları da açık bir şekilde dile getirmek sorumluluğumuzdur.
Bugün avukatlık mesleği, çok boyutlu ve giderek derinleşen sorunlarla karşı karşıyadır.
Her şeyden önce, savunmanın sistematik biçimde değersizleştirildiği bir süreçten geçiyoruz. Mahkeme salonlarında sözümüzün kesildiği, taleplerimizin yeterince dikkate alınmadığı, savunmanın yargının asli unsuru olmaktan uzaklaştırıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Oysa savunma olmadan adil yargılama olmaz.
Bir diğer önemli sorun ise mesleki itibarın zedelenmesidir. Bugün avukatlar yalnızca davalarını değil, mesleklerinin varlığını savunmak zorunda bırakılmaktadır. Avukatlar, kimi zaman kamuoyunda haksız şekilde hedef gösterilmekte, kimi zaman da görevlerini icra ederken gerekli saygıyı görememektedir.
Oysa avukata yönelik her saygısızlık, doğrudan doğruya adalete yönelmiş bir saygısızlıktır.
Ekonomik sorunlar ise mesleğin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Özellikle genç meslektaşlarımız, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve ağır iş yükü altında mesleğe tutunmaya çalışmaktadır. Emeğin karşılığının alınamadığı bir avukatlık düzeni kabul edilemez.
Bunun yanında, hukuk fakültelerinin kontrolsüz artışı ve nitelik sorunları da mesleğin geleceğini tehdit etmektedir. Yeterli akademik altyapı sağlanmadan verilen eğitim, hem meslek kalitesini düşürmekte hem de genç hukukçuların geleceğini belirsizliğe sürüklemektedir.
Ayrıca, avukatlara yönelik fiziksel ve sözlü saldırılar, artık münferit olaylar olmaktan çıkmış; mesleki güvenliği tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bir avukatın kendini güvende hissetmediği bir ortamda adaletin sağlanması mümkün değildir.
Ve belki de en önemlisi:
Bağımsız savunma üzerindeki doğrudan ve dolaylı baskılardır. Bu baskılar kimi zaman açık, kimi zaman dolaylı yollarla ortaya çıkmakta; savunmanın etkinliğini zayıflatmaktadır. Oysa avukat, temsil ettiği görüşle özdeş değildir; savunmanın temsilcisidir.
Eğer bir avukat, dosyasını üstlenirken tereddüt ediyorsa, Eğer mesleki faaliyetini yerine getirirken baskı hissediyorsa,
Eğer savunma görevini yerine getirdiği için hedef haline geliyorsa; orada yalnızca avukat değil, hukuk devleti zarar görür.
Bizler, susması beklenen değil, konuşması gereken bir mesleğin mensuplarıyız. Çünkü biliyoruz ki; sessizlik, haksızlığın en büyük destekçisidir.
Bu nedenle açıkça ifade ediyoruz:
Avukatın özgür olmadığı bir yerde yurttaş da özgür değildir.
Savunmanın bağımsız olmadığı bir yerde adalet tam anlamıyla sağlanamaz.
Değerli meslektaşlarım,
Burada dile getirdiğimiz tüm bu sorunlar, yalnızca bizlerin mesleki sorunları değildir. Bunlar, doğrudan doğruya toplumun adalete erişim sorunudur. Çünkü savunma zayıflarsa, adalet çöker.
Bugün burada bir kez daha altını çiziyoruz:
Savunma bir ses değil, bir vicdandır; susturulamaz.
Avukat bir kişi değil, bir duruştur; yalnız bırakılamaz.
Ve adalet, ancak bu duruş var oldukça yaşayabilir.
Tüm bu zorluklara rağmen bizler, mesleğimizin onurunu korumaya, hukukun üstünlüğünü savunmaya ve hakkın yanında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bugün, mesleğimizi onurla sürdüren tüm meslektaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Aramızda olmayan, ancak adalet yolunda emek vermiş tüm avukatları da rahmet ve minnetle anıyorum.
Daha adil, daha özgür ve daha aydınlık bir gelecek dileğiyle; Avukatlar Günü’nüzü kutluyor, beni dinlediğiniz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
Haber :
ETİKETLER : Yazdır
Çok Okunanlar
» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor















